30 Haziran 2009

5 Tüm Kalbinin Sesini Dinleyenlere

Ekip toplanmış, muhabbete dalınmıştı. Yavaş yavaş projeler, sıkıntılar, çelişkiler dökülmeye başlamıştı. Ama ekibe yeni girmiş bir zibidi lafa daldı. Sesinde en ufak bir anlama gayreti olmadan, hunharca söyleyiverdi o sözleri: “abi kasma ya -s'yi bastırarak- içinden ne geliyorsa onu yap”.Sözün muhatabı durdu ve düşündü: “lan benim içimden ne geliyor?” Bunu sorduğunda muhabbet çoktan 'fatih terim ingilizcesi'ne...
Devamını oku...

21 Haziran 2009

2 Postmodern Hakikatler

Geçen hafta Deryalı günler programında evimizdeki fazla tuzlukları nasıl fallus olarak değerlendirebiliriz üzerine yapılan tartışma, medya ve yazın dünyasını meşgul etmeye devam ediyor. Programa katılan İslamcı yazar ve bitki uzmanı Mahmut Kesersapı dinen bunun mekruh olduğunu söylese de, kahin olduğunu iddia eden Dürdane Hoşbilir Lacan’ı ebced hesabıyla okumak gerektiğini belirtip, marsın venüse...
Devamını oku...

20 Haziran 2009

3 Bir Çocukluk Tahayyülü Olarak Uçurtma

Şayet uçurtmaya dair çocuk zamanlardan rivayet edeceğiniz bir tahayyülünüz yoksa, asla düşleriniz yeterince özgür olamaz. Özellikle hafta sonları kenar mahalle olarak adlandırılan, oysa ki genelde o şehrin en tepe noktalarına hakim orta halli, sıradan ya da yoksul mahallelerde gökyüzünde dans eden uçurtmaların salınımları, tüm bir kenara itilmişliğe meydan okumadır. Uçurtma kesinlikle bir jonglörlük...
Devamını oku...

16 Haziran 2009

0 1 Varmış, 1 Yokmuş...

“Bir varmış, bir yokmuş.” Her şey önce böyle başladı. Varlık sorunu “bir”e mi aitti? “Bir var mıydı, yok muydu? Yoksa varlığın kendisi mi görünüp kayboluyordu? Bir var olup, bir de yok olan şey neydi? Kafamdan bu sorular geçtiği vakitlerde oynadığımız tek ve belki de hayata en yakın oyun minibüsçülüktü. O yıllarda bildiğim tek hat Topkapı-Aksaray ve bir abiye sahip olduğumdan yükselebileceğim tek...
Devamını oku...

14 Haziran 2009

4 Kaktüsün Sadakati

“Modern yaşamda hayatımızı sürdürebilmek için binlerce insana ihtiyaç duyarken ömrümüz birkaç dost edinmeye ancak yeter.” Adam Smith Smith haklı mıydı? Bunca kalabalık en beylik tabiriyle insanı yalnız mı bırakıyordu? Bir arada yaşayan yalnızlar güruhu olarak hayatını sürdüren homo-modernicus yaşadığı gibi de ölüyordu. Smith haklıydı. Yalnızlığın bireyin üstüne örttüğü kabuk yüzünden kendi gibi...
Devamını oku...

1 Paralaks

Teorik olarak paralaks iki farklı noktadan gözlenen cismin değişen konumunu ifade eder. Bariz bi değişkendir aslında. Yukarıdaki kendiliğinden resim de aynı meziyetlere hasıl olmuş “şaşı bak şaşır” temaşasıdır. Günlerden sıcak bir gün sürreal helüyalara gark olmuş iki kafe esiri gencin mevzubahis mekanda zikrettikleri zihin temaşası böyle bir şekle vakıf olmuştur. Konu görsel şiir, hikaye şuursuz...
Devamını oku...

1 Eurovision Hadisesi

Eurovision denilen saçma sapan hadise neresinden baksanız yalamadır. Kötü bir kitle manipülasyonudur. Gereksizdir. Derhal gündemden çıkarılmalı ve unutulmalıdır. Peki patlamalar ve hezeyanlar içinde bu hadise hakkında niye şimdi yazı yazıyorum? Çünkü diş ağrım geçmedi. O gece benim için her şey tam sakinleşmişken tvyi açtığımda gözüme ilişen Eurovision, alt dişimin üst dişime sert bir teması suretiyle...
Devamını oku...
SST Atölye