29 Temmuz 2009

8 İnsan Kadar Taş Yağsın Başınıza

Yüzyıllardır filozofundan yogisine, spiritüelinden din adamına "yok insan böyledir yok şöyledir" diyerek beynimizi yediniz. Benzetmediğiniz hayvan, börtü böcek kalmadı. Bir rahat vermediniz. Yetmedi ikiye böldünüz, bilinç ve beden diye ayırdınız. O da yetmedi, dur işleri daha fazla karıştıralım, kimse ne dediğimizi anlamasın deyip, bir de başımıza bilincin yönelimsellik (intentionalité) ilkesini çıkardınız....
Devamını oku...

22 Temmuz 2009

4 Bulanık Sularda Tatlı Su Balığı Olmak

“Tencere yuvarlanmış seninki benden kara” Şarapçı VecihiPek muhterem Dr. Heimat Lose arkadaşımın yazmış olduğu vicdan sızlatıcı sözleri esefle kabul ediyorum. Hatta sevindim demeliyim…Aklıma matruşka bebekleri geldi Dr.’un yazıyı okuyunca. Eleştirinin eleştirisinin eleştirisi ve uzayan giden iç içelik. Aynı açtıkça bebek içinde bebek gördüğümüz matruşka bebekleri. Yazının bundan sonrasında...
Devamını oku...

18 Temmuz 2009

0 Bulanık Sularda

“Üstü kalsın…” Anonim Marx “Kapitalizm, gölgesini satamadığı ağacı keser” derken, muhtemelen içinde yaşadığı ve içinde yaşadığımız iktisadi heyulanın her şeyi metalaştıran yanına işaret etmeye çalışıyordu (Bkz. Marshall Berman, Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor, İletişim Yay.) Kapitalizmin üzerinde uzmanlaştığı en büyük alanlardan biri hiç kuşku yok ki bütün “şey”leri birer meta haline getirmekti....
Devamını oku...

14 Temmuz 2009

4 Kasvetli Bir Günün Öğle Arası

Ana bilgisayar arkamda, durmak bilmeyen fanıyla sabrımı aşındırıyor. Kasvetli, orta halli bir mahallenin ortasında, bilgisayar sanki benim yerime sıkıntıdan üflüyor. Mahalleden geçen seyyar satıcıların megafonlarından çıkan sesler cama çarpıp içeriye boğuk, anlamsız ve bezgin bir şekilde düşüyor. Sıkıntıdan yerimden kalkıp ileri geri giderken üstlerinden geçiyorum, farkında bile değilim; sadece bir...
Devamını oku...

13 Temmuz 2009

1 Bir Düş Yolculuğunun Şaşırtıcı İzleri

Neyin ne olduğunu bilmediğimiz zamanlardan ağır ağır uzaklaşıyorum. Zihnimin en derin köşelerinde biriken tortular devingen bir hareket içinde. Sessizlik sarmaya başladı bile tüm vücudumu. Uzun tasvirlerle kendini tarife zorlayan yolun her bir kavisi hatırlatıyor geçmişte olan bitenleri. Gittikçe derinleşen felsefi mülahazaların çıkış noktaları beliriyor. Hatırlıyorum… Elma bahçelerinin tam ortasında...
Devamını oku...

1 Maykıl Ceksın: İkoncandan Çizgi Kahramana

Popüler kültürün seçme şansı var derler. 80’lerde seni seçmişlerdir maykıl buna inan. “Seni seçtim pikaçu” demişlerdi sana ve sen de tüm marifetlerini dünya ringinde eşe dosta düşmana gösterdin. Dönerek, ayda yürüyerek, 60 derece dikine yatarak ve her türden afilli hareketleri yaparak sen seçilmiş kişiydin maykıl.Baban seni sopayla döverken aklından geri geri kaçmak geliyordu. Arkanı dönüp kaçamazdın...
Devamını oku...

2 Temmuz 2009

3 Oh God!

“Bir ekmek, iki yumurta, bir de kısa vinstın. Ne ediyor usta?” Çoğu acayip yakışıklı, tamamı fazlaca güzel. Hepsinde aynı hava var, aynı ağırlık, benzer ses tonları ve havalı duruş. Üstünde “Ben sıçmam, sıçandan haz etmem” büyüsü olan tuhaf insanlar. Ne Bim’den ucuz şokella almışlıkları var, ne de işkembe çorbasına bolca sirke dökmüşlükleri. Muhtemelen kremalı bisküviyi ikiye bölüp, önce içindeki...
Devamını oku...
SST Atölye