18 Aralık 2011

3 Ay-Nur (vol.1 Kanlı Kontes) (part 6 ya da Kanlı Kontesin İntikamı 1)

Nokta cümlenin bittiğini gösterir, sesli okurken duraklarsınız ve bir nefes alırsınız; dinleyiciler cümlenin bittiğini anlar ve yeni bir cümle başlar. Üç nokta ise cümlenin bitmediğini gösterir. Cümlenin sonu okuyucunun hayal gücüne bağlıdır, yine bir nefes alırsınız, dinleyiciler duraksamanızdan cümlenin bitmediğini anlarlar ya da anlamazlar. Peki ya iki nokta? Anlamı yoktur ne cümle bitmiştir...
Devamını oku...

13 Aralık 2011

2 Dışarıda Kilitli Kalmak ya da Sınırın Varlığı

“Sınır (peras) aynı zamanda hem varlığı hem de normu tanımlar. Sınırsız, sonsuz (apeiron) açıkça tamamlanmamış, tam halini bulmamış eksik varlıktır.” Cornelius Castoriadis Kilitli kalmak ifadesi insan zihninde etrafı çevrili bir alanda kendi rızası dışında kısılıp kalma, “dışarı” çıkamama hali olarak algılanır. İnsan genelde “bir yerin” içinde kilitli kaldığı düşüncesine kapılır. İnsan...
Devamını oku...

28 Eylül 2011

0 Ay-Nur (vol.1 Kanlı Kontes) (part 5 ya da gerç(z)ek)

Cogito ergo sum (Descartes) mail from bulancak adam to seçil gözde seni düşünüyorum senin düşündüğün erkeği düşünüyorum senin düşündüğün erkeğin düşündüğü kadını düşünüyorum senin düşündüğün erkeğin düşündüğü kadının düşündüğü erkeği düşünüyorum senin düşündüğün erkeğin düşündüğü kadının düşündüğü erkeğin düşündüğü kadını düşünüyorum senin düşündüğün erkeğin düşündüğü kadının düşündüğü...
Devamını oku...

26 Ağustos 2011

2 Toplumsalın Delilikle İmtihanı

“Delirmek bazen gerçekliğe verilebilecek en uygun tepkidir." Philip K. Dick Kültür vurgusunun ağır bastığı bir nitelemeyle yola çıkıldığı takdirde, içinde yaşadığımız toplumda bir deliden bir de çocuktan hesap sorulmadığı gibi genel bir yargıya varabilmemiz, deliler ve çocuklarla ilgili ortak deneyimlere sahip olduğumuzu düşünürsek, makul görülmektedir. Ancak delinin toplumsalla...
Devamını oku...

27 Temmuz 2011

0 İhtarname

BİR SONRAKİ GÜN; KARAGÖLGE ORMANI "Fanteziyi gerçeklikten çıkarırsak,bizzat gerçeklik tutarlılığını yitirip dağılır. ‘Ya gerçekliği kabul et ya da fanteziyi tercih et’ arasında seçim yapmak yanlış: Sosyal gerçekliğimizi gerçekten değiştirmek ya da ondan kaçmak istersek, yapılacak ilk şey bu gerçeklikle uyum sağlamamıza yol açan fantezilerimizi değiştirmektir." Slavoj Zizek,Yamuk Bakmak Bir gece...
Devamını oku...

21 Temmuz 2011

1 Ay-Nur (vol.1 Kanlı Kontes) (part 4 Kusursuz Beden ya da Tanımsızlık)

Esin’e saygılarla Peygamber böceklerinin ilginç bir çiftleşme seremonileri vardır; çiftleşmenin sonuna doğru dişi boynunu arkaya doğru çevirir ve erkeğin başını kopartıp yemeye başlar. Biyologlar bu durumu dölün kaybedilmemesi olarak yorumlama eğilimindedir. Erkeğin kafası kopunca sinir sistemi felç olur ve hareketsiz kalır, böylece dölü dışarı savurma ihtimali yoktur. Bense biyologların...
Devamını oku...

7 Temmuz 2011

0 Ay-Nur (vol.1 Kanlı Kontes) (part 3 ya da Kusursuz Bedene Giriş)

Az olan değerlidir görüşüne karşılık topal eşek de değerli midir yanıtı verilir. İlk başta mantıklıdır eğer doğada bulunan az olan değerliyse topal eşeğinde değerli olması gerekir, fakat değerli değildir. Aslında değerlidir der ister istemez içimdeki piç, topal eşeğe tecavüz etmek isteyen bir müşteri bulduğunuzda değerlidir, olay sizin pazarlama kabiliyetinize bakar. Eğer müşteri bulamıyorsan...
Devamını oku...

9 Mayıs 2011

1 Ay-Nur (vol.1 Kanlı Kontes) (part 2 ya da arada kalmak)

Bir insanı tanımaya çalışmak aslında kendi iç dünyanda dolaşmaya çıkmaktır bu nedenle bazı insanları tanımaya çalışmak tehlikelidir, dokunmaya korktuğun noktalarına dokunursun. Kimi zaman unutmaya çalıştığın anıların canlanır kimi zaman ise utançlığın, acizliğin, korkuların. Belki bu nedenle insan kendisinden korkan tek canlıdır. Uzun zaman tanımaya çalıştığım eylemlerini anlamaya çalıştığım bir...
Devamını oku...

27 Nisan 2011

2 Ay-Nur (vol.1 Kanlı Kontes) (part 1)

Kilise sokağından evime doğru ilerlerken bir travestinin “Aynur seninkisi geliyor” sözüyle irkildim. Aynur’u ilk o zaman fark ettim, kim bilir burada kaç defa yanından geçmiştim, kim bilir kaç defa yok gibi davranmıştım. O an ise “yok” bir anda bir travestinin sesiyle “var” olmuştu, o artık yok değildi etten kemikten canlıydı, kendi kişisel tarihi olan, kendi kişisel tarihini anlamlandırmaya çalışan. Lafı...
Devamını oku...

26 Nisan 2011

1 Sosyal Meydan

Oy pusulasında sadece iki seçenek varken “Yetmez ama Evet” ve “Boykot” seçeneklerini de ekleyerek dört seçenekli bir hale soktuğumuz referandum sürecinde çok net bir şekilde gördüğümüz bir şey vardı: Sosyal paylaşım ağlarından propaganda yapmak. Şimdi her demokratik seçim öncesinde olduğu gibi çok ciddi bir sınav içindeyiz hepimiz. Artık meydanlarda olmak, kahvehaneleri dolaşmak yetmiyor. Partilerin,...
Devamını oku...

22 Şubat 2011

0 Sosyal Bilimsel Bir Kavram Olarak Temizlik

“Dokunduğumuz her şey taşıdığı tüm mikroplarla bizi takip ediyor.”* Köklerini Aydınlanma düşüncesinde bulan modern toplum, dinselliğin egemen olduğu bir dönemin kapanışının da temsilidir aynı zamanda. Bu açıdan bakıldığında gündelik hayattan iktisadi yapılara kadar devrimci temayüller içerir. Modern toplumun en belirleyici özelliği Ortaçağın dinsel değerlerini reddederek yerine aklı egemen kılmasıdır. Avrupa’da...
Devamını oku...

15 Şubat 2011

7 Uzay Yolu Dizisine Dair Çözümleyici Bir Deneme

“Gittiğimiz yere acı ve dert götürüyoruz. Uzayda ne işimiz var? Yararlı bir iş mi yapıyoruz? Ne yararı? Uzaya zarar veriyoruz.” * Hemen hepimizin haberdar olduğu, ilk bölümü 1966’da yayınlanan Uzay Yolu dizisi, klasik bilim-kurgu hikâyelerinin hemen her özelliğini bünyesinde barındıran bir dizi olagelmiştir. Yayınlandığı dönem çok fazla ses getirmeyen ancak yirmi birinci yüzyıl tüketim toplumunun...
Devamını oku...
SST Atölye