27 Nisan 2009

1 Aslanağzıların Düşsel Yaşamı

Hikâyeleriniz yoksa siz de yoksunuz! Hikâyeme aslanağzı içindeki karıncanın varlık nedeniyle başlamak isterdim. Ancak, dilinin ucundaki polenlerle ilgilendiğini pek zannetmiyorum. Bu yüzden de, bir balina içinde oturan huzursuz balıkçı hikâyesiyle dolayımlama yapamayacağım. Hikâyeme kitap sayfaları arasına çiçek koyan insanlarla başlamak niyetindeyim.  Mana dünyamın kavisli yollarında ilk...
Devamını oku...

22 Nisan 2009

2 Kamusal Alanda Terlik Sorunu

- Terlik, elin hiç yardımı olmadan giyilmek üzere tasarlanmıştır.Eğilmeye karşı duyulan nefretin anıtıdır. -Theodor Adorno, Minima Moralia Sanırım artık hiçbir insan evladı üzerimize giydiklerimizin doğal ihtiyaçlardan kaynaklandığını iddia edemez. Giyinme başlı başına insanın kendine yabancılaşması olarak değerlendirilebilir. Tarihsel seyir içinde çıplaklığın mahremiyetle kurduğu ilişki giyinmeyi...
Devamını oku...

6 Bir Erkek Kıyafeti Olarak Etek

“nerde hareket, orda bereket” Kadın ve erkek: modernliğin dualitelerine boyun eğen iki cins. Birbirlerini bıkıp usanmak bilmeden zıtlıklar üzerinden tanımlayan canlılar. Giydirilmiş cinsiyetlerini varoluşlarının parçası sanan varlıklar. Evet, giydirilmiş; zira metaforik olarak biri pantolon diğeri etek olan pipisel ve kukusallardır erkekler ve kadınlar. Kukusal ve pipisel canlılar olarak kadın...
Devamını oku...

19 Nisan 2009

1 Pantolonla Diyaloglar

Tozlu zamanlar hakkında bilgisi olan var mı?* Ne bu canım her zaman parçasında, her daim biraz toz bulunur. Kendi uslayıp kendi çürüten, kendiliğinden bilinç çıkrıkları yoksa bünyede, mevzubahis olunan konular, fikri zorlayan iğrenç yargılar olarak nitelenmeye mahkûmdurlar… Hı?… Öyle mi? Neyse ki tozlu zamanlardayız bugün, o yüzden tozlu zaman nedir? Bugündür… Bizim memleketin tozlu yerleri...
Devamını oku...

1 Modern Safsatalar

Oxford Üniversitesi’nde 3-10 yaş arası çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, Bez Bebek dizisini izleyen çocukların ileride sürrealist olabilecekleri ortaya konulmuştur. Araştırmada, deneklerin %87,2’sinde beyin hücrelerinde bir takım kopmaların yaşandığı ve %74,35’inde de MRI yöntemiyle incelenen sağlıklı işleyiş göstergesi olan belirli kimyasalların düşük seviyelerde olduğu gözlenmiştir....
Devamını oku...

17 Nisan 2009

1 Büyüdüm

“Bütün renkler hızla kirleniyordu; birinciliği beyaza verdiler.” Özdemir Asaf Çok güzeldi her şey. Sonradan öğrendiğime göre adeta kokain etkisi yaratıyordu. Çünkü her şey hakikatten “çok güzel”di. Gün güneşli, insanlar neşeliydi ve beni çağırıyordu. İnanılmaz bir arzu gıdıklanması yaşıyordum henüz girişte çalan müziği dinlediğimde. Çok saftı, çok saftım. Gerçek olmasına inanmak isterken hayatı...
Devamını oku...

16 Nisan 2009

3 Bir Çocukluk Tahayyülü Olarak Trafo

Hayatımızda içinde bulunduğumuz anlara eşlik eden oldukça karmaşık bir ‘şey’ler âlemi vardır. Eğer o anı hatırlanmaya değer görüyorsak, o şeylerle ilişkilendiririz. Böylelikle hafızada yer edinmesi için hatıra düzeyine çekeriz o şeyi. Yani dilsiz nesneler âleminden bazılarını o anı çağrıştıran bir özneye dönüştürürüz. Zira o ana tanıklık eden her şeyi gözün bir hafıza olarak alımlaması ve idrak etmesi...
Devamını oku...

13 Nisan 2009

2 Kameralara Oynamak

005 numaralı gözetlenen, 'Kameralara oynama!' dediğinde 012 numaralı gözetlenene ne demek istemişti diye düşündüm. Herhalde şöyle bir şeydi: İzlendiğini biliyorsun ve buna göre davranışlarını değiştiriyor ve düzenliyorsun. Bu aynı zamanda izlenen '012' ile izlenmeyen '012' nin birbirinden farklı olduğunu gösteriyor. İlk bakışta bu iddiada pekte şaşırılacak bir şey yok. Hepimiz hayatımıza yeni bir...
Devamını oku...

7 Nisan 2009

3 Bir Metafor Olarak Seçim Sandığı

-Çeşitli devirlerde şu ya da bu şekilde söylenegelen bilindik ve benzer şeylerden sıkıldım!- Veba ile kolera arasında tercih yapmanın sendromları arasında, salt sandığa gidip oy vermenin saygı retoriğiyle birlikte demokrasi aklı olarak kutsandığı bir seçimi daha geride bırakırken, o öyle kalsın daha fazla ileri gitmesin diyerek zihnimi açmak istiyorum. Politik çıkarımlar bir yana, oy kullanırken...
Devamını oku...

3 Nisan 2009

2 Kapıdan İçeri Girmek

Algı kapısı açık değil. Yüzlerce yılın ağırlığı çökmüş üzerimize. Medeniyetler, kültürler, aile, eğitim ve geriye kalan her şeyin yoksunluğu. Sadece bir kapı açık. Ancak sonrakilerin müjdecisi olabilecek kadar aralık. Oyun başlar… Önceleri az kişi vardık. Kurallar sadece olduğu için gıcıklayıcıydı. Esmer tenli ya da sarışın hayaller fark etmezdi. Kaptırılan her an ancak bir yenisiyle doldurulabilirdi....
Devamını oku...

1 Nisan 2009

6 Voltran

1980’lerden 2000’lere Çizgi Filmler ve Voltran Örneği: Kolektivizmden Kahraman İdealine “Kahramanı yaratan, koşullardır.” Christopher Caudwell 1970’lerin sonu ve 1980’lerin başında doğanlar için çizgi filmlerin hayatlarındaki yeri ve bir toplumsal ajan olarak rolü çok büyüktür. Bu yıllar aynı zamanda çizgi roman kültüründen yavaş yavaş uzaklaşmayı ve çizgi film kuşaklarına doğru bir geçişi...
Devamını oku...
SST Atölye